YAŞAMI VE HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜNÜ SAHİPLENMEK

Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi üyeleri hakkında ‘Savaş bir halk sağlığı sorunudur’ başlıklı açıklamaları nedeniyle açılan davanın ilk duruşması 27.12.2018 tarihinde yapılacak.

Türk Tabipleri Birliği gibi bir sağlık meslek kuruluşunun savaş ve çatışmaların yaşandığı yerlerde sağlık açısından ortaya çıkabilecek sorunlara dikkat çekmeleri nedeniyle yargılanmaları kabul edilemez.

Sağlık çalışanları meslekleri gereği, her koşulda yaşamın dilini konuşurlar.

 ‘Yurtta sulh cihanda sulh’ şiarını kendilerine rehber edinirler. Bu toprakların sağlık öncüleri olan Hipokrat ve İbni Sina’dan gelen ahlaki değerler başka türlü düşünmemize, davranmamıza olanak vermez.

Yine sağlık çalışanları ülkemizin ve dünyanın herhangi bir yerinde herhangi bir zaman diliminde ihtiyacı olan herkese ayrım yapmadan sağlık hizmeti verirler.

Ayrıca, Anayasamızın başlangıç bölümü, Birleşmiş Milletler Cenevre Sözleşmesi ve Dünya Tabipler Birliğinin sağlık çalışanlarının savaş ve şiddete karşı duyarlı olmalarını önemle vurgulamaktadır.

Ülke gündemi ve mesleğimizle ilgili farklı değerlendirmeler yapılması, düşüncelerin ifade edilmesine olanak sağlanması ve eleştiri özgürlüğünün kullanılması yanlışları önleyecek temel ilkelerdendir. Böylece hem doğruyu ve iyiyi bulma hem de toplumsal barışı sağlama yolunda doğru adımlar atabiliriz.

Bu dava sürecinde evrensel hukuk kurallarının işleyeceğine olan inancımız ve çıkacak kararın adalete ve hukukun üstünlüğüne olan güvenimizi sarsmayacağı umudu ile;

Kamuoyunun bilgisine sunarız.

TÜRK DİŞHEKİMLERİ BİRLİĞİ