DEKANLAR KONSEYİ TOPLANTISI SAKARYA’DA YAPILDI

Dekanlar Konseyi Toplantısı, Sakarya Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi’nin ev sahipliğinde ‘Türkiye’de açılan fakülte sayıları, fakülte sayılarının ülke ihtiyaçlarına göre değerlendirilmesi ve mesleğimizin yakın gelecekteki perspektifi’ gündemiyle  3 Mayıs 2019 tarihinde Sakarya’da yapıldı. 47 Dişhekimliği Fakültesinden yetkililerin katıldığı toplantıda;  Birliğimizi TDB Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Dr.Serdar Sütcü temsil etti.

Toplantıda iki gün boyunca Dişhekimliği Dekanları Konseyi (DDK) Yürütme Kurulunun ve alt kurullarının çalışma konuları hakkında rapor sunumları, akreditasyon çalışmalarının aktarılması, yeni dişhekimliği fakültelerinin açılması, mesleğin yakın gelecekteki perspektifi ile akreditasyon standartları ve sosyal etki açısından Türkiye'de açılan fakülte sayısının değerlendirilmesi gibi birçok konu ele alınırken, Dişhekimliği Fakültelerinin sorunları konuşuldu.

Dr. Serdar Sütcü,  Fakülte Dekanlarına yapmış olduğu sunumda;  ‘sayıları her gün artan dişhekimliği fakülteleri en önemli sorunumuz. Bugün itibariyle yılda 5000 mezun veren bu fakülteler, yakın gelecekte mesleğimiz açısından işsiz veya meslek değiştiren dişhekimleri gerçeğine dönüşecektir. 

Meslek yetiştirmede en önemli iki faktör olan eğitim ve insangücü planlamasıdır. İnsangücü planlamasının yapılmadığı durumlarda işsizlik ve meslek değiştirmeleri yaşanacaktır.

Geçmişten günümüze üniversitelerin kuruluşlarına baktığımızda; cumhuriyetin başlangıç dönemlerinde ülkenin ihtiyaçlarına göre şekillendiğini görüyoruz. Arap alfabesinden Latin alfabesine geçilmiş ve bunun yansıması eğitimde de görülmüş, Eğitim fakülteleri öncelikli açılmış.

Daha sonraki yıllarda köyden kente göç dönemi, sanayileşme hamlesi ve büyük şehirlerde Mühendilik fakültelerinin kurulduğu dönem.

1990 yıllarından sonra şehir ekonomisine katkı sağlayacağı amacıyla ve yerel siyasetçilerin üniversite açılması konusundaki ısrarlı taleplerinin neden olduğu planlamasız bir  dönem başlamıştır.

Türk yüksek öğretiminin 1981 yılından sonraki yapılanmasında dikkat çekici nokta,  bu tarihten itibaren ‘vakıf üniversitelerinin’ de kurulmaya başlamış olması. Kurulma amacı “kar etmek” olmayan Vakıf Üniveriteleri tamamen kar amacı ve öğrenci sayısına odaklanmış ve bugün sayıları 80 sınırına dayanmıştır, 11’inde ise Dişhekimliği fakültesi kurulmuştur.

Kontrolsüz bir şekilde  sayıları artan dişhekimliği fakültelerinde eğitim açısından da eksiklik, eşitsizlik ve  nitelik konusunda farklılıklar görülmektedir. Ülkemizdeki Profesörlerin 80%, Doçentlerin 70% ‘i 18 üniversitede bulunmaktadır.  Hiç doçent ve profösörü olmayan fakültelerimiz mevcut.

Nüfus artışı stabilitesi ve negatif düşüş arasındaki fark insangücü planlaması açısından dişhekimliği mesleği için tehlikeli boyutlara ulaşmıştır. Nufus artışın kat kat üstünde fakülteler açılmaktadır.

2022 yılından sonra yıllık nüfus artışı 700.000 civarında olacak ve yıllık 350 yeni dişhekimi yeterli olacaktır. Emeklilik ve mesleği bırakma gibi faktörler de ilave edildiğinde yıllık 750-1000 sayıları yıllık ortalam dişhekimi ihtiyacı olarak belirlenmektedir.

2018 yılından sonra yeni bir fakülte açılmadan tüm faktörler ve açılmış fakültelerin eğitime başlamasıyla; 2035 yılında Dişhekimi başına düşen nüfusun 620 olacaktır.

Fakültelerin bu hızla artması durumunda gelecek yıllarda işsiz dişhekimleri, meslek değiştiren dişhekimi sayısının artacağı ve mesleğimizin saygınlığı zarar göreceği gerçeği ortada.

Fakültelerin kontenjanlarının düşürülmesi konusunda Sağlık Bakanlığı 4/5 oranında düşürülmesi ile ilgili bir yazıyı YÖK’e göndermiştir.

Yeni fakülte açılımı ve kontenjanların artırılması TDB ‘nin en öncelikli olarak takip ettiği ve sürekli gündeminde tuttuğu bir konu. Ama şuda bir gerçek bu konu ile ilgili topyekun mücadele etmek gerekir.

TDB olarak, Fakülte Dekanları olarak, öğrencilerimize, meslektaşlarımıza karşı hepimiz geleceğin perspektifinden sorumluyuz.

Birlikte, YÖK, Sağlık Bakanlığı, yerelde yerel siyasetçiler, Üniversite rektörleri ile  sadece şehir ekonomisinin fakülte açılması için yeterli olmadığını, gelecek perspektifini, nasıl risklerin oluşabileceğini her ortamda anlatılacak, mücadele edecek ve takipçisi olacağız.

Son yapılan dekanlar konseyi toplantısında da konu geniş bir şekilde görüşülmüş ve hem katılan dekanlar hemde TDB açısından aynı bakış açısıyla, aynı noktada birlikte mücadele edilmesi gerekliliği vurgulanmıştır.’ diye konuştu.