İŞ SAĞLIĞI VE İNFEKSİYON KORUNMA ÖNLEMLERİNDEN VAZGEÇİLMEZ

Birliğimize iletilen yakınmalardan, sayıca az da olsa, bir kısım özel sağlık kuruluşlarında çalışan dişhekimi ve diğer personele "COVID-19’un risklerini biliyorum, bunu kabul ederek çalışıyorum, bu sebeple bir şey olursa kimse sorumlu değildir" şeklinde ifadeler içeren metinlerin imzalatılmaya çalışıldığı anlaşılmıştır.

Bilindiği gibi ülkemizde, başta İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası olmak üzere, ilgili bütün düzenlemelerde, çalışanların işten kaynaklanan sağlık ve güvenlik risklerinin saptanıp önlenmesi yükümlülüğünün işverene ait olduğu belirtilmiştir. İşverenin işçiyi gözetme borcunun bir parçası olan bu yükümlülük kapsamında, çalışma ortamında COVID-19 bulaşmasının önlenmesi için ortamda yapılması gerekenlerin yanı sıra korunma için uygun araç gerecin temini, bunların çalışanlar tarafından kullanılmasına ilişkin eğitimlerin verilmesi ve kullanılmasının denetlenmesi işverenin yükümlülüğüdür. İşveren bu yükümlülüğü yerine getirmekten kaçınamaz; çalışanlar gerekli önlemler alınmaksızın çalışmaya razı olsa dahi, işverenin, uygun şartlar sağlanmadıkça çalışmaya izin vermemesi gerekir. Sağlık ve güvenlik önlemlerinin alınması kamu düzenini ilgilendirir, vazgeçilemez. Bu bakımdan çalışanın el yazısıyla yazılmış veya noterden taahhüt edilmiş de bulunsa; sağlık ve güvenlik önlemlerinden feragat edilmesinin işvereni sorumluluktan kurtaran en küçük bir etkisi yoktur.

Diğer yandan, çalışanların da işyerinde belirlenen sağlık ve güvenlik önlemlerine tam olarak uymaları şarttır. Uyarılmasına rağmen söz konusu önlemlere uymamakta ısrar eden çalışanların haklı nedenle işten çıkartılması mümkündür.

Bütün bunlardan başka, uygun sağlık ve güvenlik önlemi alınmadan çalışması istenen çalışanlar COVID-19’un hayati tehlike yaratan bir hastalık olması nedeniyle öncelikle işverene başvurarak gerekli önlemlerin alınmasını isteme, önlemlerin alınmaması halinde ise herhangi bir hak kaybına uğramaksızın çalışmaktan kaçınma hakkına sahiptir.

Meslektaşlarımızdan ve sağlık kuruluşlarından, yaşadığımız salgın hastalık döneminde, sağlık hizmetlerinin sunulmasında sağlık ve güvenlik önlemlerine çok daha yüksek bir özen göstermeleri; hasta randevu aralıklarının ortamın hazırlanması ve çalışanların dinlenmesine olanak sağlayacak şekilde planlanma yapmaları büyük önem arz etmektedir.

Çalışanların sağlık ve güvenliğinin sağlanmasının işverenlerin yükümlülükleri arasında olduğunun hatırlatılmasına yönelik  değerlendirmemizi  meslektaşlarımızın ve kamuoyunun dikkatine sunarız.

Türk Dişhekimleri Birliği

Birliğimize iletilen yakınmalardan, sayıca az da olsa, bir kısım özel sağlık kuruluşlarında çalışan dişhekimi ve diğer personele "COVID-19’un risklerini biliyorum, bunu kabul ederek çalışıyorum, bu sebeple bir şey olursa kimse sorumlu değildir" şeklinde ifadeler içeren metinlerin imzalatılmaya çalışıldığı anlaşılmıştır.

Bilindiği gibi ülkemizde, başta İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası olmak üzere, ilgili bütün düzenlemelerde, çalışanların işten kaynaklanan sağlık ve güvenlik risklerinin saptanıp önlenmesi yükümlülüğünün işverene ait olduğu belirtilmiştir. İşverenin işçiyi gözetme borcunun bir parçası olan bu yükümlülük kapsamında, çalışma ortamında COVID-19 bulaşmasının önlenmesi için ortamda yapılması gerekenlerin yanı sıra korunma için uygun araç gerecin temini, bunların çalışanlar tarafından kullanılmasına ilişkin eğitimlerin verilmesi ve kullanılmasının denetlenmesi işverenin yükümlülüğüdür. İşveren bu yükümlülüğü yerine getirmekten kaçınamaz; çalışanlar gerekli önlemler alınmaksızın çalışmaya razı olsa dahi, işverenin, uygun şartlar sağlanmadıkça çalışmaya izin vermemesi gerekir. Sağlık ve güvenlik önlemlerinin alınması kamu düzenini ilgilendirir, vazgeçilemez. Bu bakımdan çalışanın el yazısıyla yazılmış veya noterden taahhüt edilmiş de bulunsa; sağlık ve güvenlik önlemlerinden feragat edilmesinin işvereni sorumluluktan kurtaran en küçük bir etkisi yoktur.

Diğer yandan, çalışanların da işyerinde belirlenen sağlık ve güvenlik önlemlerine tam olarak uymaları şarttır. Uyarılmasına rağmen söz konusu önlemlere uymamakta ısrar eden çalışanların haklı nedenle işten çıkartılması mümkündür.

Bütün bunlardan başka, uygun sağlık ve güvenlik önlemi alınmadan çalışması istenen çalışanlar COVID-19’un hayati tehlike yaratan bir hastalık olması nedeniyle öncelikle işverene başvurarak gerekli önlemlerin alınmasını isteme, önlemlerin alınmaması halinde ise herhangi bir hak kaybına uğramaksızın çalışmaktan kaçınma hakkına sahiptir.

Meslektaşlarımızdan ve sağlık kuruluşlarından, yaşadığımız salgın hastalık döneminde, sağlık hizmetlerinin sunulmasında sağlık ve güvenlik önlemlerine çok daha yüksek bir özen göstermeleri; hasta randevu aralıklarının ortamın hazırlanması ve çalışanların dinlenmesine olanak sağlayacak şekilde planlanma yapmaları büyük önem arz etmektedir.

Çalışanların sağlık ve güvenliğinin sağlanmasının işverenlerin yükümlülükleri arasında olduğunun hatırlatılmasına yönelik  değerlendirmemizi  meslektaşlarımızın ve kamuoyunun dikkatine sunarız.

Türk Dişhekimleri Birliği