YENİ EKLENENLER
 Ana Sayfa  Site Haritası  İletişim  ENGLISH

Kullanıcı Adı :
Şifre :
  • Üye Ol
  • Şifremi Unuttum
  • T.C. Kimlik No Sorgulama
  • Vergi No Sorgulama
  • Bağkur No Sorgulama
  • Trafik Araştırma
  • Türk Hava Yolları
  • Hava Durumu
  • Vergi Takvimi
  • Aktif : 1
    Bugün : 520
    Toplam : 5,573,755
    TDBD 115.SAYI BAŞYAZI


    GERÇEKLER İNATÇI ŞEYLERDİR

    Danıştay, dişhekimliğinde uzmanlıkla ilgili açılmış olan davalarda ilk yürütmeyi durdurma kararlarını verdi. Kararın gerekçesinde herkes için ders olacak bazı bölümler vardı. Vurguladıkları konular bizim yıllardır istediklerimizle, söylediklerimizle uyuşuyordu.

    Peki, ne demişti Danıştay?

    ‘Anayasa’nın 2. maddesinde cumhuriyetin nitelikleri arasında hukuk devleti de sayılmış ve Anayasa Mahkemesi kararlarında ise hukuk devleti, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu  geliştirerek sürdüren, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, kazanılmış haklara saygı duyarak bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, bütün eylem ve işlemleri Anayasa ve hukuk kurallarına uygun ve yargı denetimine açık bulunan, yasaların üstünde yasa koyucunun da bozamayacağı temel hukuk ilkeleri ile Anayasa’nın bulunduğu bilincinde olan devlet olarak tanımlanmıştır.’

    ‘Bu bağlamda, hukuk devleti ilkesinin bir gereği olarak, idareler bireysel ya da düzenleyici işlemler tesis ederken sınırsız bir takdir yetkisine sahip olmayıp, bu takdir yetkisini hukuka, kamu yararına ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanmalıdırlar. Bu işlemlerin hukuka uygunluklarının yargı mercileri tarafından denetlenmesi sırasında ise, idareyi işlem yapmaya iten sebep de irdelenecek ve takdir yetkisinin belirtilen sınırlar içinde kullanılıp kullanılmadığı resen göz önünde bulundurulacaktır.

    Yukarıdaki sözler tüm Türkiye Cumhuriyeti devletinin hangi prensipler içersinde çalışması gerektiğini ifade ediyordu. Bizler de aynı beklenti içersinde bazı isteklerde bulunmuş ve demiştik ki; ülkemizde hangi dallarda uzmanlık olması gerektiği somut ve bilimsel kriterlerle konunun taraflarıyla birlikte kararlaştırılmalıdır. 2009 Haziranında bu isteğimiz doğrultusunda konunun tarafları olan Sağlık Bakanlığı, TDB ve bilimsel dernek temsilcilerinden oluşacak komisyonun üç ay çalışıp bir rapor hazırlaması ve hazırlanacak rapor doğrultusunda davranılması kararı yetkililerle birlikte alınmış, ancak bilmediğimiz nedenlerle uygulanmamıştı. Bakalım bu konuda Danıştay ne demiş?

    ‘Diğer taraftan, davalı idarelerce, yukarıda belirtilen Yönetmelik hükümleri uyarınca, davaya konu Yönetmeliğin hazırlanmasına ilişkin Kurul kararlarının ve karşı oyların gerekçesini içeren belgelerin ve ayrıca bilimsel konularda yardımcı olmak üzere alt komisyonlar oluşturulduğuna ve bu alt komisyonların çalışmalarının Yönetmeliğin hazırlanmasında dikkate alındığına ilişkin bilgi ve belge de sunulmamış, ...’

    Yine demiştik ki ihtiyaçlar belirlenirken bilimsel kriterler kullanılmalıdır. Bu amaca yönelik olarak yıllar önce TDB bir form hazırlayıp tarafların görüşüne başvurmuştu, niyetimiz somut bilimsel verilerin ışığında bir uzlaşı zemini oluşturmaktı.Yukarıda bahsettiğimiz komisyon da benzer bilimsel kriterleri esas alarak çalışacak ve çözüm üretecekti.Danıştay ne demiş?

    ‘Bilimsel gerekçe; dava konusu düzenlemenin yapıldığı aşamadan önce ortaya çıkmış olan ve  düzenlemeye yol açan hukuki veya fiili durumu ortaya koyan ve idari düzenlemeye yön veren bir kavramdır. Dolayısıyla, bilimsel gerekçe (rapor, veri) tesis edilen düzenlemeye temel teşkil ettiğinden, düzenlemenin yapıldığı veya sonuçlandığı anda zaten var olan bir kavramı ifade etmekte olup, düzenleme hukuk aleminde sonuç doğurup, dava konusu edildikten sonra oluşturulacak bir sebep değildir.’

    Biz bu yöntemin kullanılmasını ısrarla isterken ve bazı şeylere karar verilirken hangi kriterler göz önüne alındı diye yetkililere sorduğumuzda ‘öyle uygun görüldü’ denmişti.

    Danıştay ise dedi ki:

    ‘... Dolayısıyla davalı idarelerin, Tıpta ve Dişhekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinde öngörülen şekilde bilimsel çalışmaların yapıldığını ortaya koyamadığı açık olduğundan, bilgi ve belge ile desteklenmeyen iddialarına itibar etmek mümkün değildir.’

    Bu gerekçelerin ardından uzmanlık dalları sayısının artmasına yönelik yürütmeyi durdurma kararı alındı. Her ne kadar bu kararın kaynağı olan davayı biz açmamış olsak da ve bu karar ülkemizin öncelikli ihtiyaçlarını karşılamamış olsa da idarenin izlemesi gerektiği yolu bir kere daha işaret etmesi açısından önemlidir. Danıştay, raporu içerisinde benzer bir kararı benzer gerekçelerle daha önce verdiğini hatırlatıyor. Biz de hatırlatmıştık; demek ki hatırlayamamışlar.

    Türk Dişhekimleri Birliği mesleğimizin ortak menfaatlerini koruyan meslek örgütüdür. Hiçbir kişi ve zümreye karşı olmayacağı gibi hiçbir kişi ve zümreyi de kayırmaz. Mesleğimizle ilgili çeşitli konulardaki yanlış uygulamalar nedeniyle ortaya çıkan sıkıntılar bizim de sıkıntımızdır. TDB’nin neden olmadığı mağduriyetlerin sorumluluğunu kimse TDB’ye yüklemeye çalışmasın.

    Prof.Dr.Murat AKKAYA
    Türk Dişhekimleri Birliği
    Genel Başkanı

    TDBD 115.Sayı için tıklayınız…

     

     


    Yayın Tarihi : 03.02.2010 - Okunma Sayısı : 2,692
     | 
    Ana Sayfa |  Site Haritası |  İletişim
    TDB |  Kurum ve Kuruluşlar |  Mevzuat |  Tedavi Ücretleri |  İstatistikler |  Sıkça Sorulan Sorular |  Yayınlar |  İlanlar
    Dişhekimleri Odaları |  Dişhekimleri | Sürekli Dişhekimliği Eğitimi  | Basın Açıklamaları |  Toplum Ağız Diş Sağlığı |  Etkinlik Takvimi 
     Cihaz ve Malzeme Şikayetleri |  Ferdi Kaza Sigortası | Kongre&Fuar |  Dişhekimi Bul |  Haber Arşivi
    © 2009 Türk Dişhekimleri Birliği (TDB) Resmi web sayfasıdır