YENİ EKLENENLER
 Ana Sayfa  Site Haritası  İletişim  ENGLISH

Kullanıcı Adı :
Şifre :
  • Üye Ol
  • Şifremi Unuttum
  • T.C. Kimlik No Sorgulama
  • Vergi No Sorgulama
  • Bağkur No Sorgulama
  • Trafik Araştırma
  • Türk Hava Yolları
  • Hava Durumu
  • Vergi Takvimi
  • Aktif : 3
    Bugün : 102
    Toplam : 5,577,859
    TDB ÖZLÜK HAKLARI KOMİSYONU RAPORU


    TDB Özlük Hakları Komisyonu’nun 25.02.2010 tarihli toplantısında mesleği ilgilendiren bazı güncel konular değerlendirilerek, bir rapor hazırlandı.

    TÜRK DİŞHEKİMLERİ BİRLİĞİ
    ÖZLÜK HAKLARI KOMİSYONU
     RAPORU
    25.02.2010

    1. TAM GÜN YASASI  

    Tam gün çalışma konusunda ülkemizde iki kez düzenleme yapılmış ve her iki düzenleme de başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Bugünkü Tam Gün Yasasıyla mukayese bile edilemeyecek kadar hakkaniyetli olan bu iki yasa iptal edilmiştir. Başarısızlığın nedenlerini sorgulamadan,  Meslek Odalarını, hizmet sunucularını sürecin içerisine katmadan ve sağlık çalışanlarının öneri ve taleplerini önemsemeden yapılan “Tam Gün Çalışma” uygulaması doğru değildir.

    Bu yasada sağlık çalışanlarına ve sağlık hizmetine olumsuz etkide bulunacak birçok  hükmün bulunduğu kanısındayız.

    Kamuda çalışan dişhekimlerinin çalışma ortamlarına, çalışma koşullarına ve mesleki haklarına ilişkin sorunların, bu uygulamayla giderilemeyeceği düşüncesindeyiz. Tam gün uygulamasının olumsuz yönlerini ifade etmemizin, Sağlık Bakanlığı tarafından yalnızca maddi karşı çıkış olarak yansıtılması hekimlik onurumuzu zedelemektedir.  Ama şunu da biliyoruz ki; çalışanların özlük haklarının hak ettiği değerde olması, onların yaşam kalitesini belirleyen en önemli konudur ve yaşam hakkı kadar önemlidir.

    Bu yasanın uygulanması ile birlikte hem hizmet alıcılar,  hem de hizmet vericiler mağdur olacaklardır.   

    Bu yasa kurum dişhekimlerimizin de sorunlarını çözmemiştir. BU YASAYLA KURUM HEKİMLERİMİZ HEM MUAYENEHANELERİNİ KAPATMAKTA, HEM DE DİĞER HEKİMLERİN ALDIĞI DÖNER SERMAYE GELİRLERİNDEN MAHRUM KALMAKTADIRLAR.

    Kurum dişhekimlerimizin yaşadıkları şehirde, sosyal düzenlerini bozmayacak şekilde atanmaları sağlanmalıdır. Bu yapılırken kurumlar arası uygulama farklılıkları giderilmelidir. Ayrıca TSK  ile Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğünde çalışanlara Tam Gün ile birlikte döner sermaye almayanlara ek ödeme yapılırken, diğer kurumlardaki dişhekimlerine yapılmaması eşitlik ilkesine aykırıdır.

    Uzun dönem kira kontratları yapan, yatırım planları yaparak ödemeleri olan meslektaşlarımızın durumlarının çözümü yoktur, tıbbi cihazların durumunun ve yardımcı personelin geleceğinin ne olacağı belli değildir. İşsizliğin çığ gibi büyüdüğü ülkemizde, istihdam edilen on binlerce kişi bir anda işsiz kalacaktır.

    Emeklilik süresine az kalan (örneğin 1 ila 5 yıl arası) sağlık çalışanlarının emeklilik ile ilgili özlük haklarında kayıplar olmaması için kademeli geçiş süreleri konulması gerekmektedir.  

    Yasa; sağlık hizmetleri sunumunun tüm unsurlarını bütün olarak ele almamaktadır. Bu anlayış özellikle dişhekimligi hizmetlerinde serbest çalışan dishekimlerinin çalışma koşullarını, yaşam standartlarını bozmanın ötesinde yok etme sürecine sokacaktır.

    Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de dişhekimliği hizmetleri çoğunlukla serbest çalışan dişhekimleri (dişhekimliği muayenehaneleri) tarafından sunulmaktadır. Dişhekimliği hizmetlerinin bu özelliğini yok saymayı çağrıştıran böyle bir düzenleme sağlık hizmetlerini iyileştirmeyecektir.

       

    Ne özel, ne de kamu çalışanları bu yasayla mutlu olmayacaktır.

    Aynı girişimsel işlemleri yapan dişhekimlerinin performans puanlarının farklı olması,  mağduriyetleri dişhekimleri açısından sürdürmektedir. Farklı istihdam şekilleriyle çalışan meslektaşlarımızın mağduriyetleri giderilmemiştir.

    Çalışma süreleri insan onuruna yakışır şekilde düzenlenmelidir. Yasada haftalık çalışma saatlerinin 40 saat olarak belirlenmesi olumlu bir düzenleme gibi görünse de nöbet, icap nöbeti ve mesai dışı çalışma vb. adlar altında fazla çalıştırılmalarına sınır getirilmemesi nedeniyle, uzun ve ağır çalışma koşulları çalışanlar üzerinde tahribat yaratacaktır. Ayrıca “Acil Hizmet Tanımı” yapılmalıdır.

    Yasada “mesai saatleri dışındaki çalışmalarından doğan katkılarına karşılık olarak ayrıca ek ödeme yapılabilir” düzenlemesi hekimlerin enerjilerini ve dikkatlerini zorlayarak hizmet vermeye teşvik etmektedir.   Hizmetin kalitesini göz ardı eden, hizmetin tıbbi uygunluğunu kontrol etmeyen, sadece işlem sayısını temel alan bu yaklaşım; performans uygulamalarındaki yanlışları ve hekim hataları sonucunda oluşan hasta ve hekim mağduriyetlerini daha da arttıracaktır.

    Her zaman söylüyoruz, tekrar söyleyelim “Ağız ve Diş sağlığı problemlerini sadece Kamu yoluyla çözmek mümkün değildir!”

    Yaptırılacak olan Mesleki Sorumluluk Sigortası hekimlerin sırtından değil, çalıştığı kurum tarafından yaptırılmalıdır. Aynı şekilde, Özel hastanelerde ve polikliniklerde çalışan meslektaşlarımızın primleri de işveren tarafından karşılanmalıdır.

    Bu yasa, Kamuda çalışan dişhekimlerinin çalışma ortamlarına, çalışma koşullarına ve mesleki haklarına ilişkin sorunlarını, sıkıntılarını giderememiştir. Verilen ücret özlük haklarına yansıtılmamıştır. Çalışanların ücretleri insan onuruna yakışır düzeyde olmalıdır. Tam gün çalışan dişhekiminin kazancı, onun ikinci bir iş yapması ve ikinci bir zaman diliminde çalışması sonucunu doğuracaktır.

    Tam gün yasasıyla birlikte Dişhekimliği Fakülteleri eğitim kurumu olmaktan çıkarak, bir işletme şekline dönüşeceklerdir. Şu anda bile eğitim ve sağlık hizmeti verme açısından zorlanan, verdiği mezunlarının istihdam sorunu olan fakültelerin içine düşürüldüğü bu durum kabul edilebilir değildir. Fakülteler şu anda birer işletmeye dönüşmektedir, açmaya başladıkları üniversite semt poliklinikleri bunun en canlı örneğidir.

    Üniversitelerimizde hasta bakmayan, Temel Bilimlerde çalışan meslektaşlarımızın Mali Sorumluluk Sigortası ödemeleri ortadan kaldırılmalıdır.

    Bu yasanın yürürlüğe girmesindeki 6 ay ve 1 yıllık farklı zaman dilimleri Anayasanın eşitlik ilkesine aykırıdır.

    Tam Gün ile birlikte, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli sağlık çalışanlarına ödenen sağlık hizmeti tazminatında uzman dişhekimi, pratisyen tıp doktorundan daha az tazminat alacaktır. Burada da dişhekiminin emeğinin sayılmadığını görüyoruz.

    Bu yasa tümüyle Sigorta şirketleri ve Özel hastanelerin yararına olan bir yasadır.

    Dişhekimlerinin birden fazla sağlık kurum ve kuruluşunda çalışabilecek olmasına izin verilmesi, meslek yasamıza da aykırıdır.

    Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren, 26 Mayıs 1995 ile 1 Ocak 2010 tarihleri arasında görevlerinden çekilen uzman tabipler ve tabipler görevine başlarken, dişhekimleri unutulmuştur.

    Sağlık alanında yapılan tüm yeniliklerde dişhekimliği hizmetleri örnek verilirken, uygulamalarda sürekli göz ardı edilmemiz anlayamadığımız bir tutumdur.

    Tam gün yasasıyla performansa dayalı sistemde hep niceliksel ifadelerle yapılacak işler ve bunların artırılması amaçlanmaktadır. Sağlık bilinci ve kültürünün oluşturulduğu bir toplumda çok daha verimli politikaların üretilebileceği, hizmet alan ve hizmet verenin üst seviyede memnuniyete kavuşacağı bir realitedir. Sağlık hizmetinde verimliliğin ölçütü performans sistemindeki hataları içermektedir. Yüksek performans sağlamayan zor hastalar ve uzun vakalar (kanal tedavisi-enklüz dişler v.b.) yerine daha basit girişimler tercih edilecektir. Sistem maalesef buna zorlamaktadır.

    Tam gün yasası uygun koşullar ve alt yapı oluşunca bu ülke insanı ve ülke için gereklidir. Meslek Örgütümüzün görüş ve önerilerinin de dikkate alınacağı bir çalışma ortamı içinden çıkacak sonuçlar ile uygulanabilir olacak ve çalışanların desteğini alabilecektir.

    2. 657 ve 4/B İSTİHDAMIN SON DURUM ANALİZİ 

    Ülkemizde yaklaşık 25 bin dişhekimi görev yapmaktadır.6-7 bin  civarında dişhekimi kamuda diğer kalan kısım ise serbest olarak  çalışmaktadır. Kamuda çalışanların son dönemde  yapılan  atamaları  (4-B)sözleşmeli olarak yapılmaktadır.

    Bizler; bu konuya temelden karşı olmamıza rağmen insanların bu duruma razı olarak yıllar sonra tüm düzenlerini değiştirip yeni bir yaşama başlamalarının mesleğimizin ne duruma geldiğinin en acı göstergesi olduğu düşüncesindeyiz.

    Üstelik 4-B’li  de kendi içinde genel bütçe  ve döner sermayeden olmak üzere 2 alt guruba ayrılmaktadır. Neden dişhekimlerinin kadrolu atanmadığı anlaşılamamaktadır. 4-A ve 4-B çıkış noktasına göre hemen hemen özlük hakları konusunda aynı noktaya gelmiş olsa da 4-B lilerin sözleşmeli iş güvencesi olmaması kabul edilebilir değildir.  

     Kadrolu istihdamın mümkün olmadığı haller nelerdir? Bunun açıklaması nasıl yapılacaktır?

     4-B li eski atananla yeni atanan neden becayiş yapamamaktadır?

    4/B maddesine göre sözleşmeli olarak çalışanların, önceki yıllardaki çalışma sürelerinin  (kazanılmış hak aylığında) yıllık izinler açısından da değerlendirilmesi düzenlenmelidir.

    Mesai dışı fazla çalışmalar konusunda bir sendikanın açtığı dava kazanılmış ve 4/B liler geriye dönük ödeme alabileceklerdir.

    3.   MESLEK HASTALIKLARI  

    Dişhekimlerinin potansiyel risk altında olduğu hastalıklar ile ilgili bilgilendirici bir çalışmanın hazırlanmasını ve meslek hastalıkları ile ilgili değerlendirmelerin yapılacağı bir anket formunun düzenlenmesi önerilmektedir.



    Yayın Tarihi : 01.04.2010 - Okunma Sayısı : 3,118
     | 
    Ana Sayfa |  Site Haritası |  İletişim
    TDB |  Kurum ve Kuruluşlar |  Mevzuat |  Tedavi Ücretleri |  İstatistikler |  Sıkça Sorulan Sorular |  Yayınlar |  İlanlar
    Dişhekimleri Odaları |  Dişhekimleri | Sürekli Dişhekimliği Eğitimi  | Basın Açıklamaları |  Toplum Ağız Diş Sağlığı |  Etkinlik Takvimi 
     Cihaz ve Malzeme Şikayetleri |  Ferdi Kaza Sigortası | Kongre&Fuar |  Dişhekimi Bul |  Haber Arşivi
    © 2009 Türk Dişhekimleri Birliği (TDB) Resmi web sayfasıdır