5.DİŞ KORUMA GÜNLERİ
AĞIZ ve DİŞ SAĞLIĞI KONUSUNDA YENİ YAKLAŞIMLAR
Dünya Sağlık Örgütü’nün tanımlamasına göre diş ve dişeti hastalıkları önlenebilir hastalıklardır.
DSÖ’nün 1969 yılı ağız ve diş sağlığı haritalarında sanayileşmiş ülkelerde yüksek oranda diş çürükleri görülürken gelişmekte olan ülkelerde genel olarak daha düşük oranlar belirtilmiştir. Daha sonra uygulanan orta-uzun vadeli koruyucu, önleyici toplumsal programlar ve kişisel bakım programlarıyla diş çürüklerinde gittikçe azalan oranları gösteren veriler elde edilmiştir.
1981 yılında DSÖ ve FDI ağız sağlığına ilişkin 2000 yılı hedefleri şöyle belirlenmiştir;
1) 5-6 yaş çocuklarında diş çürüklerinin %50 azaltılması,
2) 12 yaş çocuklarda çürük,eksik ve dolgulu diş sayısının 3 den fazla olmaması,
3) 18 yaş grubu gençlerin %85’inin tüm dişlerinin ağızda olması,
4) 35-44 yaş grubu yetişkinlerde diş kayıplarının %50 oranında azaltılması
Ayrıca DSÖ 21. Yüzyıl Hedeflerinde ;
- 2020 yılına kadar 6 yaş altındaki çocukların %80’inin çürüksüz
- 12 yaş altındaki çocuklarda ise DMF-T’nin ortalama 1,5 olması
2015 yılında;
- Ana okullarının en az yarısında, diğer okulların %95’inde diş sağlığı geliştirme programlarının uygulamaya başlanmasını önermektedir.
Yeni Yaklaşımlar, Yeni Stratejiler
DSÖ’nün 2003 yılı “Dünya ağız sağlığı raporu” bu konudaki yeni yaklaşımları ifade etmektedir.
Diş ve diş eti rahatsızlıkları yaygınlığı ve tekrarlama oranları nedeni ile insanların karşılaştığı en büyük sağlık sorunlarından birisi olarak tanımlanmaktadır.
Ağız sağlığı, genel sağlık ile entegre bir konudur. Ağız sağlığı çürüksüz bir ağızdan çok daha fazla bir anlam taşımaktadır ve genel sağlığın iyi olması ile yakından ilişkilidir.
Toronto Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi halk sağlığı bilim dalı öğretim üyelerinin yaptığı çalışma ağız sağlığının genel sağlığa yansımalarının ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Bu çalışmaya göre;
* 5-17 yaş grubu çocukların %60’ında diş ve diş eti enfeksiyonu tespit edildi bu durum çocukların “büyüme yetersizliğine” zemin hazırlayan faktörlerden biri olduğu,
* İleri derecede dişeti rahatsızlığı olan anne adaylarında düşük ağırlıklı bebek yapma riskinin sağlıklı diş etine sahip annelere göre 8 kat fazla olduğu,
* Diş ve diş eti hastalığı olan 39-69 yaş grubunda kroner kalp hastalığı görülme riskinin 3-7 kat daha fazla olduğu,
* Kötü ağız hijyenine sahip olan bireylerin kronik solunum sistemi hastalığına yakalanma riskinin 4-5 kat daha fazla olduğu,
* Erken çocukluk dönemi çürüğü taşıyan çocukların %80’inin kontrol grubuna göre ideal kilolarında olmadıkları değerlendirildi.
Ağız Sağlığı Yaşam Kalitesi İçin Belirleyicidir.
Ağız ve diş sağlığı hastalıkları okulda, işte, evde milyonlarca saat iş kaybına neden olmaktadır. Bu kayıpların yanı sıra hastalıkların fizyolojik ve sosyal etkileri yaşam kalitesini belirgin bir biçimde azaltır.
*ABD verilerine göre 1989da diş ve diş eti hastalıkları tedavilerinin 2.7 milyon iş gücü ve 1 milyon gün okul günü kaybına neden olduğu belirlendi.
İyi Bir Ağız Sağlığı, Erken Ölüm Oranlarını Azaltır
Hastalıkların erken teşhisi insan hayatının kurtulması için çok önemlidir. Detaylı bir ağız incelemesi beslenme bozuklukları, mikrobik enfeksiyonlar, bağışıklık sistemi bozuklukları, yaralanmalar ve ağız kanserlerinin erken teşhisine olanak sağlar.
Diş ve diş eti hastalıkları en belirgin dört bulaşıcı olmayan hastalıklar ile ortak risk faktörlerine sahiptir.
En belirgin dört bulaşıcı olmayan hastalıklardan kardiovasküler hastalıklar,diyabet kanser ve kronik akciğer hastalıkları diş ve diş eti hastalıkları ile ortak risk faktörlerine sahiptir.Ki bu risk faktörleri yaşam tarzı ile bağlantılı olan önlenebilir risk faktörleridir.Örneğin beslenme alışkanlıkları bulaşıcı olmayan hastalıkların ortaya çıkması için önemli bir faktördür. Ve diş çürüklerinin oluşumunda belirleyicidir. Aynı şekilde tütün kullanımının ağız boşluğunda meydana gelen kanser vakalarının %90’ının nedeni olduğu tahmin edilmektedir. Ve beraberinde diş eti hastalıklarının oluşması; ardından vakitsiz diş kayıpları oluşturmaktadır.
Değişen Yaşam Tarzı Hastalık Kalıplarını Hızla Değiştirmektedir
Dünya çapında hızla değişen hastalıklar şeker yönünden zengin yiyeceklerin kullanımı, sigara ve alkol tüketiminin artması gibi değişime uğrayan yaşam tarzı ile yakından ilişkilidir.
Ağız ve diş sağlığını diğer sosyal ve çevresel etkenlerin yanı sıra bu yaşam tarzı da etkilemektedir.
Ağız Hastalıklarının Önlenmesi ve Sağlığın Desteklenmesi

Ağız Sağlığı ve Floridler
DSÖ’nün Floridler ve Ağız Sağlığı başlıklı 846 numaralı teknik raporunda;
“Floridli diş macununun dişlerde bulunan çürüklerin kontrol altına alınması için oldukça etkili bir yöntem olması nedeni ile, gelişmekte olan ülkelerde floridli diş macunlarının maddi olarak karşılanabilir seviyede olarak kullanımının geliştirilmesi için her türlü çaba sarf edilmelidir. Floridli diş macunlarının kullanımı bir kamu sağlığı önlemidir ve bu ürünün kozmetik ürünlerine uygulanan gümrük vergilerinden ve vergilendirmeden muaf tutulması ülkelerin çıkarına olacaktır.” Yaklaşımı ile hükümetlere ağız ve diş sağlığı ile ilgili perspektif çizmektedir.
Ülkemizde Mevcut Durum ve Dişhekimine Gitme Alışkanlığı:
Ülkemizin gerek sağlık kültürü ve eğitim düzeyinin düşüklüğü ve gerekse halkın alım gücünün yetersizliği nedeniyle dişhekimliği hizmetleri kullanılmamaktadır / kullanılamamaktadır.
Halkımızın % 47,11’i son bir yılda dişhekimine gitmemiştir. Yaşamı boyunca hiç dişhekimine gitmeyen nüfus oranı ise % 12,5’dur.
1992 yılında Sağlık Bakanlığı Sağlık Projesi Koordinatörlüğü tarafından yapılan araştırma sonucuna göre; gelişmiş ülkelerde nüfusun dişhekimine gitme sıklığı 5 iken, ülkemizde bu oran 0,7’dir.
6 yaş grubunda süt dişi dizisinde çürüksüz kişi oranı % 17’dir.
Diş Macunu Kullanımı:
Ülke Kişi Başına Diş Macunu
Kullanımı (Gr./Yıl)
İngiltere 480
İtalya 270
İspanya 155
Türkiye 40-45 (1990)
50-55 (1996)
80-85 (1999)
80-85 (2002)
80-85 (2003)
Diş Fırçası Kullanımı:
Ülke Kişi Başına Diş Fırçası
Kullanımı (Adet/Yıl)
İngiltere 2/4
İsveç 2/5
Türkiye 1/4 (1990)
1/4 (1996)
1/3.5 (1999)
1/4 (2002)
1/3 (2003)
Yeni bin yıl için sadece dişlerde bulunan çürüklerin kontrol altına alınması değil aynı zamanda ağız ve çevre dokuların sağlık koşullarının ve ilişkili yaşam kalitesinin sürdürülebilirliği önem kazanmaktadır.
Gönüllü dişhekimlerini katılımlarıyla yurt çapında gerçekleştirilecek proje ile, toplumumuzun ağız ve diş sağlığı konularında bilinçlenmesine katkıda bulunma amaçlanıyor.
13 Eylül- 2 Ekim 2004 tarihleri arasında devam edecek Diş Koruma Günleri, gazete ilanıyla duyurulmuş ve ayrıca 0800 261 64 07 hat yardımı ile müracaat eden hastalara, kampanyaya katılan en yakın Dişhekimi ismi verilmektedir.
Türk Dişhekimleri Birliği üyesi 3800’e yakın gönüllü dişhekimi tarafından ücretsiz olarak hizmet verilecektir. Ayrıca bu yıl 8 Dişhekimliği Fakültesi de kampanyaya gönüllü olarak katılmaktadır.
Diş koruma günlerine yaklaşık olarak 200.000 kişinin ücretsiz muayene olanağından ve yaklaşık 100.000 çocuğun çürük önleyici tedaviden yararlanması hedefleniyor.
Celal Korkut YILDIRIM
Türk Dişhekimleri Birliği
Genel Başkanı

