FDI MESLEKİ BİLDİRİSİ DENTAL AMALGAM ÜZERİNDE `DSÖ`NÜN GÖRÜŞ BİRLİĞİ` BİLDİRİSİ

Diş çürüğü, yaygın bir oral hastalıktır ve bu hastalığın önlenmesini DSÖ başlıca misyonları arasında kabul etmiştir. Diş çürüğünün önlenmesinde sağlanan büyük başarılara rağmen, restorasyon gereksinimi gösteren çürükler hala meydana gelmektedir. Bu durumda, hastalıklı dokular kaldırılmalı ve dişler uygun malzemeyle (veya malzemelerle) restore edilmelidir. Cıva ve gümüş bazlı alaşımların bir bileşimi olan dental amalgam, geniş çapta restoratif materyal olarak kullanılmaktadır. Dental amalgamlar dahil dental restoratif malzemelerin güvenli ve etkin olduğunu ortaya koyan sayısız bilimsel çalışmalar varken, amalgam içinde bulunan cıva hakkında endişeler dile getirilmektedir. Farklı kaynaklardan bazen çelişkili çok miktarda verinin değerlendirilmesini takiben DSÖ dental amalgam üzerinde aşağıdaki bildiriyi oybirliği ile kararlaştırmıştır.

1-  Dental Amalgamın Kullanımı
Dental amalgam, çürüyen dişlerin restorasyonunda sıkça kullanılan bir malzemedir. Yüzyılı aşkın bir süredir başarıyla kullanılmaktadır ve kalitesi yıllar boyunca artmıştır. Amalgam restorasyonlar dayanıklı ve uygun maliyetlidir; ancak diş renginde değillerdir. Dental malzemelerin restorasyonları üzerine birçok araştırma yapılmasına rağmen şu anda kullanım ve tedavi kolaylığı ve fiziksel özellikleri bakımından karşılaştırıldığında amalgamdan daha iyi özellik gösteren direkt dolgu malzemesi bulunmamaktadır. Dental amalgamlara alternatif olarak halen bulunan restoratif malzemeler, dental tedavinin maliyetini önemli ölçüde arttırmaktadır.

2-  Dental Amalgamın Güvenliği
Dental amalgamın güvenli olduğu düşünülmektedir, ancak; amalgam bileşenleri ve diğer restoratif materyaller tedavi gereği kullanımları sırasında lokal yan etkilere veya alerjik reaksiyonlara da neden olabilirler. Özellikle amalgam restorasyonların yerleştirilmeleri ve sökülmeleri sırasında açığa çıkan ufak miktarlardaki civanın; sağlıkla ilgili kalıcı sistemik yan etkiye neden olduğu saptanmamıştır.

Civanın olabileceği düşünülen yan etkileri nedeniyle semptomlu yada semptomsuz bazı hastalar mevcut amalgam restorasyonlarının sökülmesini talep edebilmektedirler. Bazı vaka bildirilerine ve bilgilendirici raporların varlığına rağmen; amalgam restorasyonlardan kaynaklandığı gösterilen sistemik yan etkilerin yayınlandığı kontrol çalışmaları bulanmamaktadır. Günümüzde; mevcut amalgam restorasyonların sökülmesi sonucunda genel semptomların neden olduğu sıkıntıların hafiflediğine ilişkin herhangi bilimsel bir veri bulunmamaktadır.

Bu nedenle; kapsamlı bir klinik muayene ve uygun diş tedavileri sonrasında; hastaların semptomları devam ettiği taktirde diagnoz ve tedavi açısından diğer bir sağlık uzmanına yönlendirilmesi düşünülmelidir.

3-  Oral Sağlık Personeli İçin Mesleki Risk:
Çalışma koşulları gerektiği şeklide organize edilmediği taktirde; açığa çıkan civa nedeniyle ağız-diş sağlığı personeli potansiyel bir sağlık riski taşır. Dişhekimliği muayenehanelerindeki çalışma ortamında açığa çıkan civanın kontrolü ile civa için gerekli hijyenik ihtiyaçların birlikte karşılanınca; ağız-diş sağlığı personelinin civaya maruz kalma riski anlamlı ölçüde azalacaktır.

4-  Çevresel Endişeler
Dişhekimliğinde kullanılan cıva, dişhekimliği muayenehanelerinden atık ürünlerle beraber çıkarılmasıyla çevreyi kirletebilir. Dental amalgamın yerleştirilmesi veya çıkarılması sırasında ortaya çıkan metalik atığı toplamak için gereçler vardır. Aynı zamanda uygun toplama ve geri dönüşüm teknolojisi, krematoryumdan kaynaklanan kirlilik dahil, cıva kirliliğinin çevreye etkisini azaltmak için bulunmaktadır.

5-  Kamuoyu ve Medya
Bugün amalgam üzerinde dünya çapında önemli bilgi değiş tokuşu vardır. Çevresel sebepler yüzünden bazı ülkeler, dental amalgam dahil, cıvanın her türlü kullanımını kısıtlamaktadır. Medyada yer alan reklamlar yüzünden bu ülkelerde yüklenilen kısıtlayıcı çalışma ortamının yanlış yorumlanması, dental amalgamın güvenliği ve amalgam dolguların çıkarılması konusunda çeşitli araştırmalara yol açmaktadır. Çağdaş restoratif dental materyallerin, amalgam da dahil olmak üzere güvenli ve etkin olduğu bilimsel araştırmalarla ortaya konmuştur. Ancak, malzemelere karşı yan etki şeklinde biyolojik reaksiyonlar ara sıra oluşmaktadır. Ve bunlar bireysel bazda tedavi edilmelidir. DSÖ, tüm restoratif malzemelerin güvenliği ve etkinliğinin sürekli izlenmesinin önemini kabul etmektedir.