KAZANIMLARIN ÖN KOŞULU: BİRLİKTELİK
TDBD 105.SAYI
KAZANIMLARIN ÖN KOŞULU: BİRLİKTELİK
Doğanın bizlere bahşettiği bu güzelim bahar günlerinde, türban yasası, AKP’nin kapatılma davası, emeğin bayramında kullanılan “orantısız güç”, enflasyonun tehlikeli yükselişi, dünya ekonomisinin durgunluğa girmesi gibi gelişmelerle birlikte dişhekimliği camiası olarak odalarımızın genel kurulları süreçlerini de yaşadık. Bir yanda odaların ve doğanın kendini yenilemesi, diğer yanda çatışma ve kaos.
Ülkemizde sosyal, siyasal, ekonomik yaşam her zaman olduğu gibi yine çok hareketli ama bu hareketlilik baharın bereketini taşımıyor; aksine bir yığın olumsuzluk ve gerginliği içeriyor. Yani doğanın kendi içindeki devinimini ve uyumunu sosyal ve siyasal yaşamında uygulayamayan, doğanın bir parçası olan insanlar. Üstüne üstlük doğanın kendi içerisindeki barışıklığını, ahengini bozmaya çalışan da, sosyal bir varlık olduğu iddia edilen insan. Aslında, genelleme yapmayayım, kastettiğim insan türünü biliyorsunuz, güce ve iktidara tapan, bunlara ulaşmak ya da yitirmemek için elinden geleni ardına koymayan bir ‘tür’. Bunları bazı dönemeçlerde toplumsal barışın, kurumsal barışın dinamitleyicileri olarak görüyoruz.
Toplumsal barışı sağlayacak olanlar ise doğayla barışık olan insanlar ve onların toplumsal örgütleri olabilir. Dişhekimliği mesleğinin bizlere böyle bir misyon yüklediğini düşünüyorum. Bu misyonumuzu gerçekleştirmek için bir “özeli“, mesleğimizin 100. yıldönümünü yaşıyoruz. Mesleğimizin bu topraklarda kökleşmesinin, olgunlaşmasının bir ifadesi olan bu yıldönümü halk sağlığına, mesleğimize ve ülkemize karşı sorumluluklarımızı yerine getirmeyi daha da önemli kılıyor.
Böylesi bir ortamda odalarımız genel kurullarını baharın umutlarını da taşıyarak gerçekleştirdi. Mesleğimizin var olan kazanımlarını korumak ve daha da ileriye taşımak için toplumsal sorumluluk anlayışları gereğince özverili meslektaşlarımız oda organlarında görev aldılar. Onları zor günlerin beklediği ortada. Mesleğimizin ve ülkemizin yaşadığı zor günleri aşmak için birlikteliğin önemini bütün meslektaşlarımızın bildiğine inanıyorum.
Yine de bazen hırsa kapılıp birlikteliğe karşı söylemlere başvurulması ve bu söylemlerin iktidarlar tarafı ndan kullanılmasına dikkat etmek gerekiyor.
Yeniden görev alanlar ve ilk kez göreve gelen meslektaşlarımızla dişhekimliğinin 100. yılında önemli adımlar atma becerisini göstermeliyiz. Giderek ağırlaşan ve hükümetin bugüne kadar sürdürdüğü anlayışıyla daha da ağırlaşacağa benzeyen sorunlarımıza karşı sadece sözde değil pratikte de duyarlı davranmak zorundayız. Duyarlılığımızı ve tepkilerimizi ‘seçtiğimiz, görevlendirdiğimiz oda yöneticileri ifade etsin’ anlayışını bırakmalı, hepimiz oda yöneticileri kadar sorumlu ve kararlı olmalıyız.
Gelmiş geçmiş hükümetlerin ve tabii bugünkü hükümetinde dişhekimliği hizmetlerine “üvey evlat” muamelesi yapmasına karşı taleplerimizi daha yüksek sesle dile getirmeli, 100. yılımızı mesleğimiz ve toplum sağlığı açısından yeni kazanımların gerçekleştiği bir yıl olarak tamamlamalıyız. Bu bizim elimizde, başarabiliriz; yeter ki birlikteliğimizi pekiştirelim ve kararlı olalım. 100.yılımıza hep beraber bir “kayıt” düşelim.
Celal Korkut YILDIRIM
Türk Dişhekimleri Birliği
Genel Başkanı
TDBD 105.SAYI İÇİN TIKLAYINIZ…

