FDI BAŞKANI DR. GERHARD SEEBERGER’İN KKTC ZİYARETİ


KKTC Sağlık Bakanlığı  tarafından 'Dişhekimliği Haftası' etkinlikleri kapsamında 'Ağız Diş Sağlığı ve Koruyucu Diş Hekimliği Semineri' düzenledi. Sağlık Bakanlığı'nın daveti ile Kuzey Kıbrıs’a gelen  FDI Dünya Dişhekimleri Birliği Başkanı Dr. Gerhard Seeberger seminerde  bir sunum gerçekleştirdi.

FDI Başkanı Dr. Gerhard Seeberger,  ayrıca koruyucu diş sağlığını oluşturmak adına Sağlık Bakanlığı ile görüşmelerin yanında çeşitli ziyaretlerin yanı sıra  önemli açıklamalarda bulundu.

Konuyla ilgili basında yer alan  haberler aşağıdadır.

TÜRK DİŞHEKİMLERİ BİRLİĞİ

***

SAĞLIK BAKANLIĞI, SAĞLIK MERKEZLERİNDE KORUYUCU DİŞ SAĞLIĞI HİZMETLERİ BAŞLATTI

https://www.gundemkibris.com/kibris/saglik-bakanligi-saglik-merkezlerinde-koruyucu-dis-sagligi-h264679.html

22.11.2018

Sağlık Bakanlığı, sağlık merkezlerinde başlattığı koruyucu diş sağlığı hizmeti programının ilki bugün Serdarlı Sağlık Merkezi’nde gerçekleştirildi.

Sağlık Bakanı Filiz Besim, Dünya Diş Hekimleri Birliği (FDI) Başkanı Dr. Gerhard Seeberger ile birlikte Serdarlı Sağlık Merkezi’ne giderek, çocukların diş kontrolünü yerinde izledi.

Program kapsamında tüm sağlık merkezlerinde haftanın bir günü ilkokul 1. sınıf çocukların diş kontrolü; varsa diş tedavileri yapılacak. Diş sağlığı ve doğru diş fırçalama konusunda bilgilendirme yapılacak.

Bakanlık, bir yıl sonunda tüm ilkokul birinci sınıf çocukların diş sağlığı kontrollerini tamamlamayı hedefliyor.

BESİM

Sağlık Bakanı Filiz Besim, Serdarlı’da yaptığı açıklamada, FDI Başkanı Dr. Gerhard Seeberger’in de katılımıyla Dünya Diş Hekimliği Haftası nedeniyle diş hekimleriyle toplantılar gerçekleştirdiklerini ve diş hekimliğinin ülkede planlanmasıyla ilgili fikir alışverişinde bulunduklarını kaydetti.

Besim, göreve geldiği günden bu yana koruyucu sağlık hizmetleri üzerinde durduklarını ve koruyucu sağlık hizmetleri içerisinde koruyucu diş sağlığı hizmetlerinin çok önemli olduğunu söyledi.

Filiz Besim, diş hekimliği sağlık hizmetlerinin de devlet politikası olması gerektiğini belirterek, koruyucu diş sağlığı hizmetlerini sağlık ocaklarında başlattıklarını ve sağlık merkezlerinin bu hizmetlerin liderliğini yapmasını istediklerini ifade etti.

Besim, koruyucu sağlık hizmetlerinin sağlık merkezlerinde yapılacağını ve diş hekimliği koruyucu hizmetlerinin bir bölümünün sağlık ocaklarında yapılacağını kaydetti. Besim, sağlık ocaklarında bir yıl boyunca tüm ilkokul birinci sınıf çocuklarının kontrolden geçirileceğini, tedavilerinin yapılacağını ve diş fırçalama eğitimi verileceğini ifade etti.

Besim, FDI Başkanı Seeberger’in de kendilerine eşlik etmesinin anlamlı olduğunu vurgulayarak, sağlığın ağızda başladığına dikkat çekti.

Sağlığın bir bütün olduğunu ve hepsinin üzerinde detaylı çalışmak, planlamak ve yasalarla desteklemek gerektiğini vurgulayan Besim, bugün Serdarlı’da başlattıkları programın tüm sağlık merkezlerinde haftada bir gün gerçekleştirileceğini yineledi.

Besim ayrıca koruyucu diş sağlığı hizmetleri kapsamında halka yönelik eğitim çalışmalarının da yapılacağını kaydetti.

SEEBERGER

FDI Başkanı Dr. Gerhard Seeberger de yaptığı açıklamada, sağlığın tüm insanların doğal hakkı olduğuna vurgu yaptı.

Diş sağlığı da dahil olmak üzere sağlığın vazgeçilmez bir insan hakkı olduğunu ve sağlık hizmetlerinin sadece şehirlerde değil tüm ülkeye yayılması gerektiğini belirten Seeberger, bunda da sağlık merkezlerinin büyük önem taşıdığını ifade etti.

Sağlıkta geleneksel beslenmeyle ilgili bilgilere de ihtiyaç olduğunu vurgulayan Seeberger, beslenme şeklinin yararlı vitaminleri, mineralleri ve kalorileri içermesi gerektiğinin altını çizdi.

Bugün dünyada çok hızlı bir hayat yaşandığını ve besinlerin bir çoğunun şeker içeren işlenmiş gıdalar oluştuğunu söyleyen Seeberger, bu gıdaların hiçbir besin değeri olmadığına işaret etti.

'ŞEKER BAĞIMLILIĞI, KOKAİN BAĞIMLILIĞINDAN 8 KAT DAHA FAZLA'

FDI Başkanı Seeberger, şekerin yaptığı bağımlılığın kokain bağımlılığından 8 kat daha fazla olduğunu kaydederek, günde ihtiyaç olan şeker miktarının yaş ve cinsiyete göre değiştiğini söyledi. Seeberger, bir çocuğa verilecek şeker miktarının iki kaşıkla sınırlandırılması gerektiğini, ayrıca vücudun maksimum 36 gram şekeri 'metabolize' edebildiğini vurguladı.

Seeberger, Besim için 'Biz çok şanslıyız, çünkü bizimle ilgilenen, sağlık sistemimizi yeniden kurmak isteyen çok iyi bir Sağlık Bakanımız var' dedi.

İnsan sağlığının ağızda başladığını vurgulayan Seeberger, diş hekimlerinin tüm tıp alanında ön görüşe ve klinik görüşe sahip olduklarını söyledi

Seeberger, ağız içerisindeki tüm risklerin kalbe ve akciğerlere de yansıdığını, kanser ve diyabet riskini de artırdığını sözlerine ekledi.

***

'DİŞ FAKÜLTELERİNİN SAYISIYLA İLGİLİ 'CİDDİ SORUN' VAR'

http://www.starkibris.net/index.asp?haberID=271509

21.11.2018

Dünya Diş Hekimleri Birliği Başkanı Dr. Gerhard Seeberger, Diş Tabipleri Odası’nı şu veya başka bir şekilde Dünya Diş Hekimleri Birliği’nde görmek istediğini vurguladı.

Dünya Diş Hekimleri Birliği Başkanı Dr. Gerhard Seeberger, Ağız, Diş Sağlığı ve Koruyucu Diş Hekimliği Semineri’nin açılış bölümünde yaptığı konuşmada, bazı ülkelerde Sağlık Bakanı ile görüşmenin neredeyse imkânsız olduğunu, dolayısıyla Kuzey Kıbrıs’ta Sağlık Bakanlığı tarafından düzenlenen etkinliğe davet edilmesini önemsediğini, bunun kendisi için bir ilk olduğunu kaydetti.

Etkinliğin ağız sağlığı açısından en önemli konu olan koruyucu hekimlik üzerine olmasının da ayrı bir önem taşıdığını belirten Seeberger, hastalıkların önlenmesinde koruyucu diş hekimliğinin en önemli rolü oynadığını belirtti.

Dünya Diş Hekimleri Birliği’nin 150’den fazla ülkeden bir milyondan fazla diş hekimini temsil ettiğini belirten Seeberger, Dünya Diş Hekimleri Birliği’ne üye olmak için bir ülkeye ait birlik olma koşulunun bulunduğunu, ancak Filistin’in Birliğe dahil edilmesi sürecinde, Filistin’in gözlemci statüsüne olduğu Birleşmiş Milletler’in temel alındığını anlattı.

Seeberger, “Maalesef Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti halen orada değil, ancak doğru yolda mısınız? Kesinlikle evet” dedi.

Tıbbın sınır ve rengi olmadığını ve ortak hedefin insan sağlığı olduğunu belirten Seeberger, Birliğin ağız sağlığını öne çıkarma gibi bir hedefi varsa de diş hekimlerinin dünya genelinde sesi olmak istiyorsa ve Kuzey Kıbrıs da bu dünyanın bir parçası ise, Dünya Diş Hekimleri Birliği ve diğer sağlık örgütlerinin dünyanın bu parçasını göz ardı ederek vizyonlarını gerçekleştirmesinin mümkün olmadığını söyledi.

Seeberger, “Bunun için bugün buradayım. Bu konuşmasından dolayı eleştirileceğimin bilincindeyim, çünkü söylediklerim bu odada kalmayacak, bunu bildiğimden dolayı düşüncelerimi ifade ettim. Başkanlığım döneminde kesinlikle şu veya başka bir şekilde sizi aramızda görmek istiyorum” dedi.

Seeberger, Diş Tabipleri Odası’nı, Dünya Diş Hekimleri Birliği’nin düzenleyeceği Dünya Tıp Kongresi’nde görmek istediğini de belirtti.

Sadece diş hekimliği değil genel olarak sağlık alanında Kuzey Kıbrıs’ın küçük bir ülke olmasından dolayı pilot ülke olabileceğini kaydeden Seberger, bu süreçte de Kuzey Kıbrıs’ın Birlikteki bir komitede danışmanlık görevi de yürütebileceğini söyledi. Seeberger, Kuzey Kıbrıs ve diş hekimlerini unutmadıklarını vurguladı.

ÖZANT

Kıbrıs Türk Diş Tabipleri Odası Başkanı Dr. Ahmet Özant, ülkedeki diş hekimliği fakülte sayıları ile ilgili ciddi sorun bulunduğunu, bir ülkenin üniversite ülkesi olabilmesi için nüfusunun yüzde 10’u kadar yüksek öğrenimde eğitim alan öğrenci bulundurması gerektiğini, KKTC’de projeksiyon nüfusun 430 bin, öğrenci sayısının 100 bin öğrenci olduğunu, buradaki oranın yüzde 25 olduğunu, böyle bir oranın beraberinde “ciddi sorunlar” da getirdiğini söyledi.

Ülkedeki diş kliniklerinin, öğrencilerin el becerilerini geliştirerek öz güvenlerini geliştirmeleri için yetersiz olduğunu kaydeden Özant, bugün ülkedeki diş fakültelerindeki öğrencilerin geçmişe göre çok az sayıda staj yaparak mezun olmasının söz konusu olduğunu söyledi.

YÖDAK YETKİSİZ

Yükseköğrenim Planlaması, Denetleme, Akreditasyon ve Koordinasyon Kurulu (YÖDAK) ile yasa çalışmasının sonuçlandırılamadığını, bugün YÖDAK’ın fakülte açılması konusunda yetkisinin bulunmadığını, üniversite fakültelerinin öğrenci alımında kendi sınavlarını uyguladığını, üçüncü ülkelerden ve KKTC uyruklular için kontenjanların Eğitim Bakanlığı ile üniversiteler arasında belirlendiğini kaydeden Özant, Türkiye’den gelecek olan öğrenci kontenjanının Türkiye Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlendiğini, bu nedenle 50 kişilik altyapısı olan fakülteye 150 öğrenci verilebildiğini söyledi.

Özant, öğrenim kalitesi ile ilgili belirlenen ulusal kriterlere göre eğitim verilmesi halinde kaliteli eğitim verilebileceğine inandığını ancak mevcut altyapı ile öğrenci sayısıyla kriterlerin nasıl tutturulacağını bilemeyeceğini söyledi.

Bu şikayetlerini göreve geldiği zamandan itibaren YÖDAK, Sağlık bakanlığı ve Cumhurbaşkanı’na ilettiğini ancak henüz sonuç alamadığını belirten Özant, Avrupa Birliği ülkelerinde bir diş hekime düşen kişi sayısı ile KKTC’deki oranın neredeyse aynı olduğunu, KKTC’de 5 yıl içerisinde diş hekimi sayısının iki katına çıkacağının altını çizdi.

Özant, “Ülkemizin ihtiyacını birlikte belirlememiz gerekiyor” dedi

MESAFE KAT EDİLEMİYOR

Koruyucu diş hekimliğinin, küçük toplumlarda başarılı olma olasılığının daha yüksek olduğunu kaydeden Özant, ülkede çok sık hükümet değiştiğinden, bürokratların da değiştiğini ve başlatılan pek çok çalışmada mesafe kat edilemediğini vurguladı.

Bakanlık bünyesinde kurulan Toplum Ağız ve Diş Sağlığı Komitesi çalışmalarına ek olarak, Birlik olarak halkın ağız de diş sağlığı bilgisini arttırmak amacıyla bölgelerde konferanslar vermeyi planladıklarını kaydeden Özant, “Ağız ve diş sağlığı bilgisini yükseltmek düşüncesindeyiz” dedi.