TÜTÜN VE AĞIZ SAĞLIĞI...
FDI, tüm gayretiyle gençlerin sigaraya başlamalarını engellemek ve ergenlerin sigarayı bırakmasını sağlamak için gayret eden tüm önlemleri desteklemektedir.
Dünyanın herhangi bir yerinde tütüne bağlı bir hastalıktan her 6,5 saniyede bir tütün kullanıcısı ölmektedir. DEVAMI>>
ULUSAL TÜTÜN KONTROL PROGRAMI
Ülkemizde sigara salgınının kontrol altına alınabilmesi ve ?Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesi?ni takiben yapılacak çalışmaların planlanması amacıyla, Sağlık Bakanlığı'nın 8/11/2004 tarih ve 3371 sayılı Onayları ile 2005-2010 yıllarını kapsayacak "ULUSAL TÜTÜN KONTROL PROGRAMI" hazırlanacaktır
Birliğimizinde bir temsilci gönderdiği ?Ulusal Tütün Kontrol Programı'nın hazırlanması amacıyla birçok Kamu Kurum ve Kuruluşu ile Meslek ve Sivil Toplum Örgütü temsilcilerinin katılacağı toplantı 23-24 Aralık 2004 tarihlerinde Ankara?da yapıldı.
Tütün Kontrolü ile ilgili Çerçeve Anlaşması nedir? (FCTC)
TKÇA, Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) 192 üyesi tarafından akdedilen kanunen bağlayıcı bir anlaşmadır. Dünyanın ilk kamu sağlık anlaşması olan TKÇA, tütünün, sağlığı ve ekonomiyi harap eden etkilerini azaltmak amacıyla tasarlanan bir çok tedbir içermektedir. Ülkeler için kapsamlı tütün kontrol yasasını çıkarmak için temel araçlar sağlayan nihai muvafakata, yaklaşık olarak dört yıl süren müzakerelerden sonra Mayıs 2003 te varıldı. Anlaşmada bulunan anahtar hazırlıklar ülkeleri aşağıdaki hususlarda cesaretlendirmektedir:
- Tütün reklamı, promosyonu ve sponsorluğu üzerinde kapsamlı yasakları kanunlaştırmak;
- Sigara paketinin üzerinde yer alan başlıca gösterge alanlarının en az %30?unu (ideal olarak %50 ve daha fazlası) kapsayan ve resimler ya da piktogramlar içerebilen sağlık uyarılarının yerleştirilmesine dönüştürmeye mecbur etmek
- ?Hafif? ve ?yumuşak? gibi yanıltıcı ve aldatıcı terimlerin kullanımını yasaklamak
- Vatandaşları iş yerlerinde, kamuya ait taşıma araçlarında ve kapalı kamu mekanlarında sigara dumanına maruz kalmaktan korumak,
- Paketler üzerindeki son hedef işaretlerinin yerleştirilmesi dahil kaçakçılıkla mücadele etmek; ve
- Tütün vergilerini yükseltmek
- Kamu sağlığını teşvik ve korumak üzere tasarlanan TKÇA, tütün ürünlerindeki bileşenleri açığa çıkarmayı manda altına koymak, tütün bağımlılığı tedavisi sağlamak, tütün endüstrisine karşı hukuk davasını cesaretlendirmek, araştırma ve ülkeler araşı bilgi değişimini teşvik etmek gibi sayısız diğer tedbirleri de içermektedir.
Tütün Kontrol Çerçeve Anlaşması, tütün kontrolünde ilerlemeyi nasıl sağlar ?
TKÇA nın kapsamında bulunan belli yükümlülüklere ek olarak, TKÇA nın müzakere edilme süreci şimdiden tütün kontrol gayretlerini ülkelerin çetelesinde aşağıdaki şekilde güçlendirmiştir :
Ø Hükümetlere, bilimsel araştırmalara ve en iyi uygulama örneklerine daha fazla ulaşma fırsatı;
Ø Devam eden ulusal sürece karşılık verirken öncelikleri tekrar düşünmek üzere ulusal liderleri motive etmek;
Ø Finans ve dış ilişkiler gibi yetkili bakanlıkları tütün kontrolünde daha esaslı olarak meşgul etmek;
Ø Çok uluslu tütün şirketlerince kullanılan stratejiler ve taktikler hakkında toplum farkındalığını artırmak
Ø Tütün kontrolü için teknik ve finansal desteği hem ulusal hem de uluslararası düzeylerde harekete geçirmek
Ø Gelişmekte olan ülkeler için tütün endüstrisine karşı durmayı politik açıdan daha kolay hale getirmek
Ø Hükümet dışı organizasyonları (NGOlar) ve diğer sivil toplum üyelerini daha kuvvetli tütün kontrolü desteği için seferber etmek
Tütün ve Ağız Sağlığı
Tütün kullanımının yaygınlığı bazı yüksek gelir seviyesine sahip ülkelerde azalma sergilemişse de, düşük ve orta gelir seviyeli ülkelerde, özellikle de genç bireyler ve kadınlar arasında gittikçe artmaya devam etmektedir (1, 24). Hiç kuşkusuz ki, sigara içen kişilerin ve sigara içmeden tütün kullanıcılarının dünyanın belirli kesimlerindeki genç nüfus arasındaki gittikçe artış gösteren sayıları, gelecek nesiller için genel sağlık ve ağız sağlığı konularında dikkate değer bir etkiye sahip olacaktır. Birçok ülkede sigara kullanımının yaygınlığı düşük seviyeli eğitim geçmişine sahip olan kişiler ve fakir ve marjinlere ayrılmış kişiler arasında en yüksek seviyededir.
Tütün kullanımı, vakitsiz ölüm vakaları ve bazı genel hastalıkların önlenebilir nitelikteki başlıca nedenleri arasındadır. Ek olarak, sigara, pipo, puro ve bidi içme, betel quid çiğneme, guthka kullanımı ve diğer geleneksel tütün kullanım yöntemlerinin ağız içerisinde bazı etkileri bulunmaktadır. (25, 26). Tütün, oral kanser vakalarının meydana çıkması, oral kanser vakalarının tekrar etmesi, yetişkinlerde periodontal hastalıklar ve çocuklarda yarık dudak ve yanak benzeri doğuştan gelen hastalıklar için bir risk etmenidir. Tütün bağışıklık sisteminin oral bir enfeksiyona olan karşılığını bastırır, oral cerrahi müdahale sonrası ve kaza eseri yaralanmaların iyileşme sürecini tehlikeye atar, diyabet hastalarında periodontal dejenerasyonu teşvik eder ve kardiovasküler sistemi ters bir şekilde etkiler. Bütün bunlara ek olarak, tütün kullanımının neden olduğu riskler alkol ya da areca cevizi ile birlikte kullanılması durumunda oldukça belirgin bir seviyede artış gösterir. Tütün kullanımının ağız içerisinde neden olduğu sonuçların bir çoğu yaşam kalitesinin zayıflamasına neden olur ki bunlar halitosis kadar basit ve oral doğum bozukluklar kadar karmaşık olabilir ve periodontal hastalık kadar yaygın olabilir ya da yaraların iyileşmesi esnasında komplikasyonların ortaya çıkması kadar sorun çıkartabilir.
D.S.Ö. Ağız Sağlığı Programı, uygulanacak olan birkaç strateji aracılığı ile tütün ile ilişkili olarak ortaya çıkan oral hastalıkların ve ters koşulların kontrol altına alınmasını hedeflemektedir. D.S.Ö. kapsamında, söz konusu Program D.S.Ö. tütünsüz inisiyatiflerinin bir parçasını oluşturur ve ağız sağlığına ilişkin programlar ile tam olarak entegre bir haldedir. Harici olarak, söz konusu program uluslar arası ve ulusal ağız sağlığı örgütleri tarafından hazırlanan ve D.S.Ö. tarafından benimsenen sigarayı bırakma ve kontrol altına alma politikalarının benimsenmesini ve uygulanmasını teşvik eder. Bu hususta başlıca ortaklar, Ağız Sağlığı Alanında D.S.Ö. ile işbirliği içerisinde bulunan Merkezler ve D.S.Ö. ile resmi olarak ilişki içerisinde bulunan Dental Araştırma için Uluslararası Kurum (IADR) ve FDI Dünya Dental Federasyonu benzeri NGO?lardır. Kanada, Avrupa Topluluğu ülkeleri, Japonya, Yeni Zelanda ve ABD kapsamında bir dizi proje çalışması başlatılmıştır ve Çin ve Hindistan?da da daha fazla programın uygulanmaya konması halihazırda değerlendirmeye alınmıştır.
Ağız sağlığı ile ilgilenen profesyonellerinin tütün bırakma programlarına bulundukları katkıları güçlendirmesi için aşağıda belirtilen hususları da kapsayan birkaç etnik, manevi ve pratik neden bulunmaktadır:
Bu kişiler özellikle tütün nedeni ile oluşan vücudun oropharyngeal bölgesinde ortaya çıkan ters etkiler ile ilgilenmektedirler
Bu kişiler çocuklar, gençler ve bu kişilerin bakıcıları ile düzenli bir esasta buluşmakta ve bu nedenden dolayı bireyleri tütün kullanımından kaçınma, tütüne başlamalarını geciktirme ya da tam olarak bağımlı hale gelmeden tütün kullanımını bırakmalarını sağlama hususunda bireyleri etkileme şansına ve olanağına sahiptirler
Hastalar ile çoğu diğer klinik uygulamacıdan daha fazla vakit geçirirler ve eğitimi ve müdahaleyi entegre bir halde sunma konusunda daha yüksek şansa ve olanağa sahiptirler
Bu kişiler sık bir şekilde çocuk sahibi olan yaşlardaki kadınları muayene ederler ve bu sayede bu hastaları tütün kullanımının sahip olacakları bebekler üzerindeki zararlı etkileri konusunda bilgilendirme şansına sahiptirler
Tütün kullanıcılarının tütün kullanımını bırakmalarına yardımcı olma konusunda diğer klinik uygulamacılar kadar etkilidirler ve sonuçlar, türün kullanımının bırakılması sürecinde bireylere birden fazla bilgi dalı üzerinden yardım edildiğinde çok daha başarılı olacaktır
Ağız içerisinde tütün kullanımının neden olduğu etkileri hastalara göstermek sureti ile hastaların tütün kullanımına devam etme konusundaki ilgisini ortadan kaldırabilirler.
D.S.Ö. Ağız Sağlığı Programının tütün kullanımına ilişkin hedefi, ağız sağlığı gruplarının ve ağız sağlığı örgütlerinin hastaların ve kamuoyunun her türlü tütün kullanımından kaçınmasını sağlamak ve devam etmemesine neden olmak için etkilenmesi ile doğrudan, uygun şekilde ve rutin olarak ilgili olmasını sağlamaktır.
Kanser kontrol işleminin amacı, hem hastalığın tekrar oranını azaltmak hem de bu hastalığa ilişkin morbidite ve ölüm oranını düşürmektir. Bu işlem sadece hastalığın doğal geçmişine ilişkin bilgilere sahip olunmasını gerektirmez, aynı zamanda bu hastalığın ortaya çıkmasına neden olan sosyal, ekonomik ve kültürel etmenlerin de anlaşılmasını gerektirir. Denetim ve erken teşhis hayat kurtarabilir. Gelişmiş ve gelişmekte olan bazı ülkeler, kanser önleme programlarının uygulanmaya konması sürecindedir ve bu bağlama oral kanser önleme süreci de dahil edilmiştir. Bireylerin oral kanser vakalarının erken işaretlerini ve semptomlarını fark etme hususunda eğitilmesi gerekli bir husustur.
D.S.Ö. Ağız Sağlığı Programı, oral kanser vakalarının önlenmesi hususunun dikkatli planlama, denetim ve değerlendirme ve ortaklık geliştirme hususlarına dayanan ulusal kanser kontrol programlarının bir parçası olarak programa dahil edilmesini desteklemektedir (27).
Kaynak: DSÖ 2003 Dünya Oral Sağlık Raporu
KÜRESEL SİGARA ÜRETİMİ DÜŞÜYOR
WORLDWATCH ENSTİTÜSÜ?NDEN ERIK ASSADOURIAN?IN ?ÖNEMLİ BELİRTİLER? ADLI YAZISINA DAYANMAKTADIR.
2003 yılında küçük bir artıştan sonra küresel sigara üretimi %2.3 düşerek 5,5 trilyon birime geriledi (Şekil 1) Geçmiş on yıllık süre için toplam üretim hemen hemen aynıyken, bu dönem boyunca nüfus büyümesi, 1994 yılından bu yana kişi başına hasılayı %11 oranında azaltarak kişi başına düşen yıllık sigara sayısını 868?e indirdi (Şekil 2). Dünya çapında yıllık kişi başına üretim, 1972 yılından bu yana bu kadar düşmemişti.
Çin, ABD, Rusya ve Japonya ?en büyük dört üretici- dünya tütün ihtiyacının yarısından fazlasını üretmektedir. 2004 yılında, Çin 1.79 trilyon sigara üretmiştir ki bu küresel üretimin toplamının %32 sidir. ABD 499 milyar sigarayla küresel toplamın % 9 unu üretti. Bu oranlar, geçmiş yıllara göre sigara üretiminde önemli bir düşüş olduğunu göstermektedir (1999 yılında ABD 607 milyar sigara üretti, 2004 yılında ürettiğinden %22 daha fazla). Nüfusun ülkede üretilen sigaranın %99 unu tükettiği Çin?den farklı olarak ABD toplam üretiminin %24 ünü ihraç etmektedir. Rusya şu anda en büyük üçüncü üreticidir, 2004 yılında 380 milyar sigara üretmiştir ve bu 1998 de ürettiğinin iki katından daha fazladır. Japonya, 216 milyar sigara üreterek dördüncü büyük ülke olmuştur. Üstelik Japonya net 63 milyar sigarayı dışardan ithal ederek kişi başına 2,190 sigarayla ulusunu sigara içenlerin ilk sırasına yerleştirmiştir? küresel ortalamanın 2 katı (Şekil 3). Fakat kişi başına sayılar, nüfusların gerçek sigara içicilerinin oranlarını gizlemektedir (maskelemektedir). Halkın %30?unun sigara içtiği Japonya?da ortalama sigara içicisi yaklaşık günde bir paketle yılda 7,228 sigarayı geçmektedir.
Bugün dünyada 1,1 milyar insan sigara içmektedir; bunların %85 i düşük veya orta gelirli ülkelerde yaşayan insanlardır. Sigara içen insanların sayısının gelecekte artması özellikle bu bölgelerde beklenmektedir, çünkü özellikle bu bölgelerde daha yüksek nüfus artışı ve tütün şirketlerinin agresif pazarlama kampanyaları vardır.
Sigara içmek yılda halen 4,8 milyon insanın ? kardiyovasküler hastalıklar, kronik obstrüktif akciğer hastalığı ve akciğer kanseri başta olmak üzere -küresel olarak 8 erişkinden biri- erken ölümüne neden olmaktadır.
Sigaradan zarar gören kişilerin yarısı, sanayi ülkelerinde yaşamaktadırlar ve 1/5 i erkektir. Uzmanlar, sigara içmenin 2030 yılı itibariyle senede 10 milyon insanı ölümüne yol açarak en başta gelen ölüm sebeplerinden biri olacağını düşünmektedirler, fakat her 10 ölümün 7 sinin düşük veya orta gelirli ülkelerde olacağını ifade etmektedirler.
Son yıllar, yerel, ulusal ve küresel gayretler sayesinde sigara içme oranlarının durdurulmasında çeşitli başarı hikâyelerine tanık olmuştur. Mart 2004?te İrlanda, ülkedeki tüm restoranlarda ve barlarda sigarayı yasaklayan ilk ülke olmuştur. İlk birkaç ay içinde sigara satışları %16 düşmüştür. Bazı ülkeler de bu konuyu bir dava niteliğinde görüp yakinen takip etmektedirler, Norveç üç ay sonra yasağı uygulamaya koymuştur ve İtalya da altı ay sonra Norveç?i takip etmiştir, İskoçya?da 2006 yılında yasak uygulamaya konulacaktır. Bu yasalar, hem sigara içme oranını hem de sigara dumanına maruz kalan pasif (dolaylı) içicileri azaltmada etkili olduklarını göstermişlerdir. 1998 yılında Kaliforniya bu şekildeki sigara yasağını onaylayan ilk bölgelerden biri olmuştur ? alınan bu önlem ülkedeki sigara tüketimini %60 oranında ve sigara içenleri %27 oranında indirmeye yardımcı olmuştur. Dünyadaki en yüksek sigara tüketimi oranlarından birine sahip Polonya, ülkedeki sigara tüketimini %10 oranında ve sigara içicilerini %29 oranında azaltmıştır. Polonya hükümeti küçüklere olan sigara satışını kesinlikle yasaklamış ve tütün reklâmını ciddi olarak kısıtlayarak sigara paketleri üzerinde mühim sağlık uyarıları yaptı ve kapalı iş alanlarında sigara içmeyi yasaklamıştır. Bu kapsamlı tepki (yanıt) sigaradan dolayı bir yılda ölenlerin sayısını 10.000 kişi azaltmaya yardımcı oldu ve 20?44 yaş arası erkeklerde akciğer kanseri oranlarını %30 düşürmüştür.
Tütün kontrolü zaferinden daha önemlisi ise Tütün Kontrolü Çerçeve Anlaşmasının onaylanmasıdır (FCTC). Bu anlaşma 27 Şubat 2005?te 40 ülke tarafından onaylanmasından sonra yürürlüğe girmiştir.
Tütün Kontrolü Çerçeve Anlaşması, onaylayan ülkeleri tütün vergilerini arttırması için mecbur hale getirerek, tütünle ilgili reklâm, sponsorluk ve özendirme yapmayı yasaklayarak, pasif içicilerin korunmasını artırarak ve tütün kaçakçılığını ortadan kaldıracak tedbirleri alıp uygulayarak tütün kontrolüne uluslararası kesin ?katı bir standart getirmiştir.
Kaynak: FDI?ın Developing Dentistry Dergisi 2006 Cilt 7 Sayı 1 Sayfa:14-15

