TAM GÜN ÇALIŞMA HAKKINDA

Türk Dişhekimleri Birliği ve Dişhekimleri Odaları tam gün çalışmayı, ilkesel olarak doğru bulduğunu değişik platformlarda ifade etmiş ve kurultaylarda tam gün çalışmanın gerçekleşmesi için gerekli çabaların gösterilmesine karar vermiştir.

Tam gün çalışma konusunda ülkemizde iki kez düzenleme yapılmış ve her iki düzenlemede başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Başarısızlığın nedenlerini sorgulamadan, hizmet sunucularını sürecin içerisine katmadan ve dişhekimlerinin taleplerini önemsemeden yapılacak “Tam Gün Çalışma” uygulaması aynı akıbete uğrayacaktır. 

Tam gün çalışmanın başarılı olabilmesi için;

Sağlık çalışanlarına güven verilmelidir.
1928 yılında çıkarılan yasa gereğince günün koşulları dikkate alınarak, hem kamu hem de özel alanda çalışma hakkı tanınan hekim ve dişhekimlerinin, yılların alışkanlığını kısa erimde değiştirmeleri mümkün değildir. Bu nedenle tam gün çalışmaya geçiş zamana yayılmalıdır


Bölgesel koşullar dikkate alınmalıdır.
Bazı şehir ve ilçelerimizde kamu ve özel alanda çalışan dişhekimleri bulunmamaktadır. Bazı yörelerde tek dişhekimi bulunmaktadır. Bu durumda bölgeye yeni bir dişhekimi gelene kadar dişhekimine aynı zamanda muayenehanesinde  de çalışma olanağı tanınmalıdır.


Geçmiş tam gün çalışma başarısızlığının nedenleri önemsenmelidir.
1965 ve 1978 yıllarında uygulanmak istenen tam gün çalışma, meslek kuruluşlarının önerileri yeterince dikkate alınmadığından ne yazık ki başarılı olamamıştır. Özel çalışma yerlerini kapatarak ya da buralardan ayrılarak kamu kurumlarında tam gün çalışmaya başlayan hekimler yanlış uygulamalar sonrasında mağdur olmuşlardır. Bunun yarattığı olumsuz algılanmanın giderilmesi gerekmektedir

Çalışanların ücretleri insan onuruna yakışır düzeyde olmalıdır.
Dişhekimlerinin tek bir alanda emeklerini kullanmaları ve emekleri karşılığında alacakları ücretle insanca bir yaşam sürmeleri sağlanmalıdır. Tam gün çalışan dişhekiminin kazancı; onu ikinci bir iş yapmayı düşündürmeyecek düzeyde olmalıdır.

Kamuoyu; sağlık hizmetlerinin yoğun emek ve bilgi gerektiren bir hizmet sektörü olduğu ve bu nedenle sağlık alanında emeğini kullanan insanların ücretlerinin de farklı olması gerektiği konusunda bilgilendirilmelidir.

Verilen ücretin özlük haklarına yansıtılması sağlanmalıdır.
Sağlık çalışanlarına ek gelir sağlayan performans uygulamasındaki yanlışlar düzeltilerek, burada yaratılan değerin özlük haklarına yansıtılması gerçekleştirilerek kamu çalışanları arasında kırılma önlenebilir. Bunun için kamu çalışanlarına yönelik ikinci bir emeklilik sistemi kurulması düşünülmelidir.

İş güvencesi için gerekli yasal değişiklikler yapılmalıdır.
Ülkemizde çalışanların iş güvencesi ciddi bir sorun olarak yaşanmaktadır. Çalışanların ister kamu, ister özel olsun haklarını işverenlere karşı koruyabilmesi için uluslararası anlaşmalar gereğince çalışanların toplu sözleşmeli grev hakkı tanınmalıdır.

Yasa dışı çalışmalara izin verilmemelidir.
Maaş, özlük hakları ve  çalışma koşullarındaki iyileştirmeler kabul edilebilir düzeyde olmasına karşın,  yasal olmayan bir şekilde özel çalışmaya devam eden dişhekimleri hakkında gerekli idari  işlemler yapılmalıdır.

Tayin, görevlendirme ve yükselme işlemleri demokratik ve katılımcı bir anlayışa göre yapılmalıdır. 
Günümüz dilinde “yönetişim”  olarak tanımlanan; çalışanların da yönetim işleyişinde karar sahibi olma anlayışı yaşama geçirilmelidir. Sağlık çalışanlarının tayin, nakil ve yükselme gibi işlemlerinde kurallar konulup, bu kuralların idareciler tarafından farklı uygulanması önlenmelidir. 

Tam gün çalışmanın yarattığı değerlerden diğer sağlık personelini de yararlanmalıdır. 
Sağlık hizmetlerinin ekip çalışması olduğu gerçeğini unutmadan; sağlık kurum ve kuruluşlarında iç huzurun ve verimliliğin temel şart olduğu anlayışı çerçevesinde, hekim dışı sağlık personeli ücretlerinin de  iyileştirilmesi sağlanmalıdır

Tam gün çalışma uygulaması süreci zamana yayılmalıdır.
Emeklilik süresine az kalan sağlık çalışanlarının haklarının kaybolmaması için gerekli mevzuat değişikliği yapılmalıdır.