TÜRK DİŞHEKİMLERİ BİRLİĞİ`NDEN KAMUOYUNA DUYURU

 17.06.2013

İktidar; Toplumun Bütün Kimliklerini, Hassasiyetlerini Anlamalı ve Uygulamalarını Empati İle Yapmalı,
Oluşan Kutuplaşmayı Ortadan Kaldırma Yönünde Çok Ciddi Bir Çalışma İçine Girmelidir.

Gezi Parkında yaş ortalaması 28 olan Y-Kuşak gençliği tarafından başlatılan protestolar, polisin aşırı şiddet kullanması sonrasında, toplumun bir kesimi tarafından desteklenen bir hak arama modeline dönüşmüştür. Ne yazık ki AK Parti hükümeti ve de Başbakanın bireysel hak ve demokrasi arayış modeline yeterince önem vermemeleri ve buna bağlı olarak yanlış değerlendirmeleri sonucunda ötekileştirici söylemleri, Taksim Gezi Parkını ülke genelinde muhalif sivil bir harekete dönüştürmüştür…

Son 10 seneden beri çok çeşitli nedenlerle tepkisi biriken insanların, kamuoyu anketlerinin çok açık bir şekilde ortaya koyduğu gibi tek bir partiye, dernek veya vakfa bağlı olmadan ve sadece “hak ihlallerine ve özgürlüklerine tehdit algıladıkları” için bir araya geldikleri görülmektedir..(Konda Anketi)

İşte AK Parti yönetimi üstelik kendi 10 senelik iktidarı döneminde gelişen gri yakalıları diğer bir deyişle toplumun orta sınıfının hak ve taleplerini, endişelerinin nelerden kaynaklandığını çok iyi incelemeli ve anlama gayreti içerisinde olmalıdır. Türkiye’nin bugün geldiği noktada iktidar partisi olarak AK Partinin sırtındaki tarihi sorumluluk çok büyük olup, toplumun bütün kimliklerini, hassasiyetlerini anlamalı ve uygulamalarını empati ile yapmalı, oluşan kutuplaşmayı ortadan kaldırma yönünde çok ciddi bir çalışma içine girmelidir. AK parti, inkâra ve bahanelere sapmadan ülkede oluşan gerçeğin ne olduğunu anlamaya ve de kabullenmeye çalışmalı; tam aksine bir tutum yani her geçen gün otoriter bir yapılanma içine girmesi hem kendisi ama daha da önemlisi bu ülke için hiç birimizin istemeyeceği kısır bir döngünün başlangıcı olma tehlikesini beraberinde getirecektir.

Yakın tarihimizde Kürtlere, Alevilere, İslami muhafazakâr kesimlere yapılan dayatmaları, iktidarın söylem ve uygulamalarını seküler kimliklerini tehdit olarak görenlere yaşatılmaması noktasında AK parti iktidarına çok büyük sorumluluk düşmektedir. Türkiye’nin en büyük tehlikesi meydanlara hâkim olacak şiddet ve gerilimdir. Toplum vicdanı ikna edilmeden kamu gücü kullanılarak atılacak adımlar demokratik ve sosyal bir hukuk devleti olmasını istediğimiz ülkemizin modern çoğulcu demokrasi anlayışına büyük zararlar verecektir.

Bu büyük ve güzel ülkenin uzun süre bu yaşanan ağırlığı taşıyamayacağını saygılarımızla kamuoyuna duyururuz.

TÜRK DİŞHEKİMLERİ BİRLİĞİ