GÜDÜLEN DEĞİL, DÜŞÜNEN VE YARGILAYAN BİR TOPLUM ÖZLEMİ İÇİN `İÇ GÜVENLİK YASASINA` HAYIR DİYORUZ!
23.02.2015
Ne hazindir ki; toplumsal beklentiler adım adım ve “uygun adımlarla” geriye doğru götürülüyor.
2002 yılında beğenmedikleri bir demokrasi ile yönetime gelen iktidar;
On üç yıl sonra demokrasi erklerini; yasama, yürütme ve yargıyı ele geçirmiştir.
Basın ve sivil toplum örgütlerinin büyük bir bölümünü ise etkisizleştirmiş ya da iradesi altına almıştır.
Demokrasi diyen, insan hak ve özgürlükleri, evrensel hukuk diyen vatandaşlarını ise sindirmek ve sonuçta yok etmek üzere büyük taarruza başlamıştır.
Taarruzun açık adı; iç güvenlik paketidir, hedef Türkiye’dir.
AB normları, ileri demokrasi derken bir bakıyoruz; iç güvenlik paketi ile Ortadoğu’nun kabile geleneği özleminin bir ulusa giydirilmek istendiğini görüyoruz.
Aykırı fikirleri kabul etmeyen, düşünceyi yasaklayan, toplumu tek tipleştirmeye yönelik bu biat yasasına karşıyız.
Mevcut yasaların baskın siyasi gücün emrinde olduğu ülkemizde, halkımızın kendi egemenlik haklarına sahip çıkması gerektiğini düşünüyoruz.
Demokrasiyi; hakların eşit paylaşıldığı, bireyin kendini güvende hissettiği, ötekileşme duygusunun olmadığı, her fikrin ve düşüncenin saygıdeğer görüldüğü, mutlu toplulukların sahip olduğu en değerli güç ve bir insanlık erdemi olarak görüyoruz.
Güdülen değil, düşünen ve yargılayan bir toplum özlemi için "İç Güvenlik Yasasına" hayır diyoruz.
TÜRK DİŞHEKİMLERİ BİRLİĞİ

